Notlar

Bilgi temelde fiziksel midir, çünkü yalnızca muhafaza edilebildiği sürece varlığını sürdürüyor olabilir

Bu soru modern bilimin en temel kırılma noktalarından birine dokunuyor:

“Bilgi gerçekten bağımsız bir şey mi, yoksa yalnızca maddenin düzenlenmiş hâli mi?”

Bugün Information Theory, Quantum Physics, Thermodynamics, Neuroscience ve Philosophy bu sorunun etrafında birleşmeye başladı.

Çünkü “bilgi” artık yalnızca insan zihnindeki bir kavram gibi görülmüyor.
Evrenin temel davranışlarından biri olabilir.


1. Bilgi neden fiziksel kabul edilmeye başlandı?

Eskiden bilgi daha soyut düşünülüyordu.

Örneğin:

  • bir kitabın anlamı,
  • bir matematik formülü,
  • bir düşünce,
  • bir anı,

sanki maddeden bağımsızmış gibi algılanıyordu.

Fakat modern fizik şunu fark etti:

Bilgi hiçbir zaman “taşıyıcısız” görünmüyor.

Yani bilgi hep bir fiziksel durumun içine gömülü:

Bilgi TürüFiziksel Taşıyıcı
DNANükleotid dizilimi
HafızaSinaptik bağlantılar
Bilgisayar verisiElektriksel/manyetik durum
SesBasınç dalgası
YazıMürekkep düzeni
Işık sinyaliFoton durumu

Bu yüzden şu fikir doğdu:

Bilgi aslında “durum farkı” olabilir.

Yani evrende bilgi:

“bir şeyin başka türlü olabilme ihtimalleri arasındaki seçilmiş durum.”


2. Bilgi neden enerjiyle bağlantılı?

Bu kırılma çok önemliydi.

Çünkü fizikçiler şunu keşfetti:

Bilgi işlemek enerji gerektiriyor.

Örneğin bilgisayarda bir biti silmek bile minimum enerji harcamak zorunda.

Bu doğrudan Landauer’s Principle ile ilişkilidir.

Bu prensip kabaca şunu söyler:

Bilgi silmek fiziksel bir olaydır.

Yani:

  • veri silmek,
  • ısı üretir,
  • enerji tüketir,
  • entropiyi etkiler.

Bu inanılmaz önemliydi.

Çünkü artık bilgi:

  • fiziksel süreçlerden ayrı değil,
  • termodinamik yasalarına bağlı,
  • enerjiyle ilişkili

bir şey hâline geldi.

Buradan Rolf Landauer’ın ünlü sözü çıktı:

“Information is physical.”


3. Entropi ile bilgi arasındaki ilişki

Burada Claude Shannon devreye giriyor.

Shannon bilgi teorisinde şunu yaptı:

Bilgiyi “anlam” üzerinden değil,
“belirsizlik azaltımı” üzerinden tanımladı.

Yani bilgi:

Olasılık uzayındaki düzensizliği azaltan şeydir.

Örneğin:

Bir paranın sonucunu bilmiyorsan:

  • 2 olasılık vardır,
  • belirsizlik yüksektir.

Ama sonucu öğrenince:

  • sistem daralır,
  • belirsizlik azalır.

İşte bu yüzden bilgi ile Entropy arasında derin bağlantı kuruldu.

Fizikte entropi:
düzensizlik/olasılık sayısıdır.

Bilgi ise:
olasılıkların daralmasıdır.

Bu yüzden bazı fizikçiler bilgi ile entropiyi evrenin iki karşıt yüzü gibi görür.


4. DNA neden çok güçlü bir örnek?

DNA aslında çok çarpıcı bir örnek.

Çünkü DNA:

  • yalnızca kimyasal madde değildir,
  • aynı zamanda kod taşır.

Şu molekül dizisi:

A-T-G-C

yalnızca kimyasal bağ değildir.

Aynı zamanda:

  • protein üretim talimatı,
  • hücresel organizasyon,
  • biyolojik yapı planı taşır.

Yani yaşam:

kimyanın organize olmuş bilgi hâli gibi görünmeye başlar.

Burada ilginç olan şey şu:

Atomlar tek başına “canlı” değildir.

Ama belirli organizasyon seviyesinde:

  • bilgi korunmaya,
  • kopyalanmaya,
  • aktarılmaya başlıyor.

Ve yaşam ortaya çıkıyor.

Bu nedenle bazı biyofizikçiler yaşamı:

“Kendini sürdüren bilgi organizasyonu”

olarak yorumlar.


5. Beyin ve hafıza neden bunu destekliyor?

Neuroscience açısından bakarsak:

Bir anı fiziksel olarak değişmeden korunamıyor.

Hatıra dediğimiz şey:

  • sinaps kuvvetleri,
  • nöron bağlantıları,
  • protein düzeyleri,
  • elektriksel örüntüler

üzerinde tutuluyor.

Beyin hasarı olduğunda:

  • hafıza değişiyor,
  • kişilik değişiyor,
  • benlik algısı değişiyor.

Bu da şunu düşündürüyor:

Bilgi, fiziksel yapıdan tamamen bağımsız olmayabilir.

Yani “anı” dediğin şey,
belki de fiziksel örüntünün kendisi.


6. Kuantum fiziğinde bilgi daha da temel olabilir mi?

İş burada çok daha garipleşiyor.

Bazı modern yaklaşımlar şunu tartışıyor:

Belki madde bile bilgiden türeyebilir.

Örneğin John Archibald Wheeler’ın ünlü yaklaşımı:

“It from Bit”

Yani:

Fiziksel gerçeklik, bilgi temelli olabilir.

Kuantum fiziğinde:

  • parçacığın durumu,
  • gözlem,
  • olasılık,
  • ölçüm sonucu

tamamen bilgi diliyle tarif edilmeye başladı.

Bazı teorisyenlere göre:

Evrenin temelinde “madde” değil,
“bilgi ilişkileri” olabilir.

Bu hâlâ kesinleşmiş değildir.

Ama modern fiziğin en ciddi tartışmalarından biridir.


7. Senin cümlendeki kritik nokta

Şu cümle çok önemliydi:

“Bilgi yalnızca muhafaza edilebildiği sürece varlığını sürdürüyor olabilir.”

Bu aslında çok güçlü bir ontolojik çıkarım.

Çünkü burada diyorsun ki:

Bilgi,
ancak:

  • korunursa,
  • aktarılırsa,
  • kodlanırsa,
  • yeniden üretilebilirse

“var” kalabiliyor.

Bu bakış açısı modern fiziğin birçok alanıyla uyumlu.

Örneğin:

Bir uygarlığın tüm bilgisi yok olursa:

  • fiziksel izler silinirse,
  • kayıtlar kaybolursa,
  • hafıza taşıyıcıları bozulursa,

o bilgi pratikte evrenden silinmiş olur.

Bu yüzden bilgi:
“salt soyutluk” değil,
fiziksel olarak korunması gereken bir örüntü gibi davranıyor.


8. Ama burada büyük bir felsefi problem var

Şimdi en kritik kırılma geliyor:

Matematiksel gerçekler ne olacak?

Örneğin:

a2+b2=c2a^2+b^2=c^2

Bu bağıntı:

  • insanlar yokken de doğru muydu?
  • evren yok olsa da doğru olur muydu?

Eğer evet diyorsak,
o zaman bazı bilgiler fiziksel olmayabilir.

Çünkü matematik:

  • fiziksel taşıyıcı olmadan da “doğru” görünüyor.

Bu yüzden filozoflar ikiye ayrılıyor:

Fizikalistler

Bilgi tamamen fiziksel süreçtir der.

Platoncular

Bazı bilgiler fizik ötesi soyut gerçekliktir der.

Bu tartışma hâlâ çözülmedi.


9. Modern eğilim ne tarafa gidiyor?

Modern bilimde baskın eğilim şu:

  • Bilginin işlenmesi fiziksel.
  • Saklanması fiziksel.
  • Aktarılması fiziksel.
  • Yok edilmesi fiziksel sonuçlar doğuruyor.

Bu yüzden:

En azından “etkin bilgi”, fiziksel olmak zorunda gibi görünüyor.

Ama:

“Soyut doğruların” fiziksel olup olmadığı hâlâ açık bir problem.

Ve bu soru,
gerçekliğin temel yapısına kadar gidiyor.

Daha Fazla Göster

Euphorian

Belki insanlığı ileri taşıyan şey cevaplar değil, cevap vermeyi reddeden sorulardır..
Başa dön tuşu