-
Gerçeklik
Şu an bir simülasyonda olmadığımızı kanıtlayabilir miyiz?
Bazen gecenin bir saatinde uyanırsınız ve birkaç saniyeliğine nerede olduğunuzu hatırlayamazsınız. O kısa anın içinde isminiz, yaşınız, yaşadığınız şehir ve hatta bulunduğunuz oda bile henüz yerine oturmamıştır. Ardından zihin hızla çalışmaya başlar. Hafızanız devreye girer, çevrenizi tanırsınız ve birkaç saniye içinde bütün dünya yeniden kurulmuş gibi görünür. Hayat kaldığı yerden devam eder. Bu o kadar sıradan bir deneyimdir ki çoğu…
Devamını Oku » -
Gerçeklik
Renkler gerçekten var mı?
Bir yaz günü dışarı çıktığınızı düşünün. Gökyüzü mavi görünür. Ağaçlar yeşildir. Bir trafik ışığında kırmızı yanar ve durursunuz. Günlük hayatımızın büyük kısmı renklerin varlığını sorgulamadan geçer. Renkler o kadar doğal ve o kadar doğrudan deneyimlenir ki, onların dünyanın ayrılmaz parçaları olduğunu düşünürüz. Sanki mavi gökyüzünün içinde, yeşil yaprağın yüzeyinde, kırmızı ise bir gülün yapraklarında bulunuyormuş gibi görünür. Ancak modern bilim…
Devamını Oku » -
Gerçeklik
Madde gerçekten var mı?
Madde Gerçekten Var mı? Elinizi bulunduğunuz odadaki herhangi bir nesnenin üzerine koyun. Bir masaya, bir duvara ya da koltuğun kenarına dokunun. Parmaklarınızın altında belirgin bir sertlik hissedersiniz. O nesnenin orada olduğundan şüphe etmezsiniz. Günlük yaşamın tamamı bu güven üzerine kuruludur. Yürüdüğümüz zemin bizi taşır, oturduğumuz sandalye ağırlığımızı destekler, elimizde tuttuğumuz telefon avucumuzdan geçip yere düşmez. Bu kadar doğrudan deneyimlenen bir…
Devamını Oku » -
Bilinç
Zekâ , neden ölümün farkına varır?
Bir insanın ölümün farkına varabilmesi aslında şaşırtıcı bir durumdur. Çünkü ölüm, doğrudan deneyimleyebildiğimiz bir şey değildir. Hiç kimse kendi ölümünü yaşamış ve geri dönüp anlatmış değildir. Buna rağmen insan, bir gün öleceğini bilir. Bu bilgi ona öğretilmez; belirli bir zihinsel olgunluğa ulaştığında kendiliğinden ortaya çıkar. Bunun nedeni, insan zekâsının yalnızca çevresini algılayan bir sistem olmaması, aynı zamanda kendisini de gözlemleyebilen…
Devamını Oku » -
Gerçeklik
Eğer bilinç yalnızca geçici bir biyolojik süreçse, “ben” dediğimiz şey gerçekte nedir?
Hayatımız boyunca en çok kullandığımız kelimelerden biri belki de “ben”dir. Ben düşünüyorum. Ben hissediyorum. Ben karar verdim. Ben üzgünüm. Ben mutluyum. Bu kelimeyi o kadar doğal kullanırız ki arkasında gerçekten neyi kastettiğimizi neredeyse hiç sorgulamayız. Sanki bedenimizin içinde, bütün deneyimleri yaşayan, çocukluğumuzdan bugüne kadar hiç değişmeden kalan tek bir varlık varmış gibi hissederiz. O varlık doğduğumuz günden beri aynı kişidir;…
Devamını Oku » -
Gerçeklik
Ölümden sonra hiçbir şey yoksa, şu an neden bir şey var?
Bir an için gerçekten ölümden sonra hiçbir şey olmadığını varsayalım. Ne bilinç devam ediyor, ne hatıralar korunuyor, ne de herhangi bir biçimde deneyim sürüyor. Bir gün son nefes alınacak ve sizin açınızdan bütün deneyim sonsuza kadar sona erecek. İlk bakışta bu düşünce oldukça net görünür. Ancak biraz daha yakından bakıldığında garip bir problem ortaya çıkar. Eğer mutlak yokluk gerçekten mümkünse,…
Devamını Oku » -
Notlar
Sevmek Ya Da Aşk Aslında Ne Olabilir?
Hayatımız boyunca binlerce insanla karşılaşırız. Bazılarıyla birkaç dakika konuşurken bazılarıyla yıllarca aynı ortamı paylaşırız, hatıratlar oluştururuz, hatıratlar biriktiririz. Bazılarının ise adını bile hatırlamayız.Fakat bazen içlerinden biri diğerlerinden ayrılır.. Mantıklı bir nedeni varmış gibi görünmez. Dünyada milyarlarca insan yaşarken neden özellikle o kişi? Neden onun sesi biraz daha fazla akılda kalır? Neden onun başına gelen bir şey, hiç tanımadığımız binlerce insanın…
Devamını Oku » -
Bilinç
Müzik Neden Duygular Yaratır?
Bir müzik parçası dinlediğimizde gerçekte ne olur? Fizik açısından bakıldığında cevap oldukça sıradandır. Bir enstrüman titreşir, bu titreşimler havada dalgalar oluşturur ve kulak zarımıza ulaşır. Kulaktaki hücreler bu titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürür ve sinyaller beyne gönderilir. Sürecin tamamı fizik ve biyoloji ile açıklanabilir görünür. Fakat burada garip bir durum vardır. Aynı süreç konuşma seslerinde de gerçekleşir. Rüzgâr sesinde de gerçekleşir.…
Devamını Oku » -
Bilinç
Müzik, matematiğin duyulabilir hâli olabilir mi ?
Bir müzik parçası dinlediğimizde genellikle duyduğumuz şeyin melodiler, ritimler ve duygular olduğunu düşünürüz. Ancak fizik açısından bakıldığında durum oldukça farklıdır. Bir kemanın sesi, bir piyano tuşu veya insan sesi aslında havada yayılan titreşimlerden ibarettir. Kulak zarımıza ulaşan bu titreşimler sinir sinyallerine dönüştürülür ve beyin tarafından yorumlanır. Başka bir ifadeyle müzik deneyiminin başlangıç noktası duygu değil, fiziktir. Bu durum ilginç bir…
Devamını Oku » -
Kozmos
Müzik evrende zaten var mıydı?
Müzik genellikle insanlığın yarattığı en özel şeylerden biri olarak görülür. Bir bestecinin zihninde doğan bir melodi, bir enstrümandan yükselen notalar ya da bir toplumun yüzyıllar boyunca şekillendirdiği ezgiler, müziğin insan deneyiminin bir ürünü olduğu fikrini destekler. Ancak biraz daha derine indiğimizde ilginç bir soru ortaya çıkar: İnsan gerçekten müziği mi yarattı, yoksa zaten var olan bir şeyi mi keşfetti? Bu…
Devamını Oku »









